2016 Zeytin hasatımız tamamlandı


2016 Yılı Zeytin hasatımızı tamamladık.

Ekim ayının 15.de toplamaya başladığımız zeytinlerin hasatının tamamlanması Kasım ayının sonlarını buldu.

Bu yıl yağışlar geçen yıla göre daha geç geldi. Damlama sulama yetmediği için zeytinlerimiz küçük kaldılar ve erken karardılar.Hatta bazıları buruştular.

Susuzluk hepimizin sorunu oldu. Her yıl yağmurlar daha azalıyor.

Yağlarımız sıkıldıkça sonuçlar bizleri sevindirdi. Yağ oranı fazla, asitimiz düşüktü. Yağımızın lezzeti harikaydı.

Büyük halini görmek için fotoğrafa tıklayın.

Delice zeytin (Olea oleaster)


Meyveleri, yaprakları küçük dikenli çalı formunda küçük ağaçlardır. Çalılar arasında bulunurlar.

20Kg delice zeytinden 1 kg yağ çıkar.

Ekonomik olmadığı için toplamak zor gelir.

Delice zeytine aşılanmış fidanlar uzun ömürlü ve dayanıklı olurlar.

Büyük halini görmek için fotoğrafa tıklayın.

Yaşlı ağacımızı gençleştirdik!


Yüz yaşında olduğunu düşündüğümüz zeytin ağacımızın yaşlı dalları rüzgardan kırılmıştı.

Sert bir gençleştirme (kabaklama) budaması uygulayarak taze dalların çıkmasını sağladık.

Zeytin Ağacından Soframıza


Zeytin Ağacından Soframıza...

İlkbaharda açan zeytin çiçeklerinin tozlaşma sonrası tane tutması, tanelerin büyümesi, etlenmesi sonbaharda toplanıp salamura edilmeleri, tatlanma sonrası sofraya gelmesi on aylık uzun bir serüvendir.

Her aşaması yoğun dikkat ve emek ister.

Ağaçlara baktığınızda, zeytin tanelerini elinize aldığınızda Içinmizi mutluluk duygusu sarıyorsa bu işlere her yıl devam edersiniz. Tarlanın tozu toprağı, çamuru etkilemez sizi.

Zeytinin hikayesinin özeti sevgive emektir.

G.Köstem

2015 Yılı Zeytin Hasatımız


Yaz boyu çiftlikte dolaşırken zeytin ağaçlarının üzerinde zeytin tanelerini göremiyordum. Çevremdeki zeytinci dostlardan buyıl da zeytinin az olacağı duyumlarını alıyordum. Ne oldu zeytinlere?

Bence, iklimsel değişimler zeytinin tane tutmasını etkiliyor. Zeytin ürün olarak azalıyor bu da zeytinyağı fiyatlarını etkiliyor tabii…

Uzun bekleyişimizin ardından ilk yağmur Ekim ayı ortasında yağdı. Göremediğimiz zeytin taneleri bize merhaba dediler. Bizde Kasım başı hasata başladık. Hava mevsim normallerinin üzerinde olduğu için terledik.

Güneş hep bizimleydi. Keyfimiz ve neşemiz hiç eksilmedi.

İlk sıkımın sonucunu her yıl aynı heyecanla yaşıyoruz. Yağın asiti çok önemli.

Yağların asiti düşüktü ve badem kokuluydu. Ürün azdı ama yağımızın kalitesi yüksekti. Bütün emeklerimiz bu sevindirici sonuç içindi.

Çiftliğimizde 2014 Yılı Hasat Dönemi…


Çiftliğimizde 2014 Yılı Hasat Dönemi…

Eylül ayında yağmur yağmasını beklemeye başladık. Son yıllarda alıştığımız kuraklık bu yıl da devam etti… Zeytinler erkenden siyahlaşmaya ve dökülmeye başladılar. Yerlerde telef olmamaları için erken hasat kaçınılmazdı. Ekim ayının başında zeytinlerimizi toplamaya başladık.

Güneşli, sıcak havalarda terleyerek topluyorduk. Çay molaları, öğlen yemeği araları çok keyifli geçti. Güzel açık havalarda çalışmanın tadını çıkardık.

Geçen yıl bol ürün veren ayvalık türü ağaçlarımızda bu yıl ürün oldukça azdı. Ayvalık türünde periyodisitenin belirgin olduğunu öğrenmiş olduk. Her yıl ürün veren eski ağaçlarımızın değeri bizler için daha da arttı.

20 Kasımda, soğuklar başlamadan zeytin toplama ve sıkım işlerimiz bitti. Elde ettiğimiz yağ miktarı geçen yıldan az fazla oldu.

Bu yıl hasat ekibimiz çok çalışkan ve uyumluydu. Hepsine emekleri ve gayretleri için teşekkür ediyorum…

G.Köstem

“Bir Yaşayan Bir Bilen” grubu, çiftliğimizi ziyaret etti


Bir Yaşayan Bir Bilen grubunun üyeleri, zorlu günlerden geçip yaşamanın önemini daha iyi kavramış , hayata sıkısıkı tutunmuş kişilerden oluşmuştur. Değerli başkanları Nuran Aytaş hanımın önderliğinde gerçekleştirdikleri Urla gezisinde çiftliğimizi ziyaret ettiler.

Zeytin ağaçları arasında doğa yürüyüşü ve piknik yapıldı. Yürüyüş sonrasında yapılan söyleşilerde zeytinyağının sağlık üzerine olan olumlu etkileri vurgulandı ve sağlığımız açısından ne kadar önemli olduğu tüm ziyaretçilere çeşitli örneklerle anlatıldı. Çiftliğimizde uyguladığımız organik tarım ilkeleri anlatıldı.

Dostça geçen güzel birgünün ardından tüm ziyaretçileri tekrar görme dileğimizle yolcu ettik.

Köy Yolu - Levent Köstem


Nohutalan köyü Urla köyleri içerisinde , Urla'ya en son bağlanan köylerimizden biridir. Daha önce Çeşme'ye bağlı olarak idari yapılanması olan köy, daha sonra Urla'ya bağlanmıştır.Bilindiği tarihi itibarı ile Eski bir Rum köyü olması gerekir. Tüm aramalarımıza karşın köyün eski adını bulamadık.Eski Çeşme belediye başkanı sayın Nuri Ertan , bu bölgenin tarihini iyi bilen bir insandır ,o da tüm aramalarına karşın köyün eski adını bulamadı.

Şirin bozulmamış bir köy.

Aslında İzmir gibi bir kente yakın ,gelişmiş sayılabilecek nispeten modern yaşamın ortasında bir köy. Geleneklerinden uzaklaşmamış ve eski halini olduğu gibi korumuş. Boşnak kökenli vatandaşlarımız burada yoğun olarak yaşarlar. Bir kaç aile kökeninden gelişmiş ve çoğunluğu birbiriyle akraba olan insanlar, sakin huzurlu yaşamaktalar . Hoş olan, muhtarımız bayandır. Yeni çıkan Bütünşehir yasası ile birlikte mahalle statüsü kazacak olan

Nohutalan'da toplam 152 kişi yaşıyor.

Urla'ya 25 km Alaçatı'ya 17 km, Çeşme'ye 20 Km uzaklıkta olan, geldiğinizde sizi dostça karşılayacak pek çok insanın bulunduğu bu şirin yeri mutlaka görmelisiniz.

Biz, Köstem çiftliğini kurmaya karar verdiğimizde aklımıza ilk gelen yer bu köy oldu. Önemli bir nedeni, bu köyden ameliyat ettiğim genç sporculardan Veysel Eroğlu ve ağabeyinin olmasının yanı sıra, Çeşme'ye gidip gelirken hep dikkatimi çeken özellikle köyün doğu tarafında bulunan vadinin güzelliğiydi. Bu köyü çoğu İzmir'li kavunları ile tanır. Çok lezzetli,dışı sarı içi turuncu renkli kavunların susuz yetiştiği bölgedir. Yol buyunca kendi ürettikleri lezzetli kavunları satan köy vatandaşlarından alışveriş yapabilirsiniz.

Eski Çeşme yoluna kısa bir asfalt yol ile bağlıdır. Ana yoldan ayrıldıktan 1 Km kadar sonra köye ulaşabilirsiniz ve tüm bina stoğunun neredeyse tümüne yakın bir bölümü eski ve taş yapı halindedir. Köyün hemen üstünde belirli bölümleri ayakta kalmış eski kilise mevcuttur. Zaman zaman turistler gelmektedir.

Aslında hem Türkiye'nin en popüler tatil beldesi olan Alaçatı ve Çeşme'ye 15 dakika mesafede , hem genel olarak korunmuş taş yapılardan kalan binalarınız olacak ve eski köy kültürünü yeni yaşama ayak uydurarak hayvancılık, kavun yetiştiriciliği, şaraplık üzüm yetiştiriciliği, koyun yetiştiriciliği, zeytin yetiştiriciliğinizi hiç bozulmadan sürdüreceksiniz. Bunları koruyarak bugünlere gelmek az birşey değil.Büyük değer…

Batıda bu özellikte az köy bulunur.

Köstem çiftliği bu köyün hemen yanında , doğusunda bulunan vadide kurulmuştur, çok özel bir çoğrafyaya , çok özel mikroklimaya sahiptir.

Ana yoldan ayrılıp köye ve Köstem çiftliğine gelirken karşınıza Adnan'ın veya bir başka Nohutalan köyü sakinin koyun sürüsü çıkabilir. Sizi görünce hoşgeldiniz der gibi tüm koyunlar yol kenarlarına sakin bir şekilde çekilir ve size yolu açarlar. Bu yoldan Nohutalan köyüne ve Köstem Organik Zeytin Çiftliği'ne ulaşabilirsiniz.

Tekrar ediyoruz, gelin Nohutalan köyünü ve Köstem Organik Zeytin Çiftliğini görün gezin. Kendinizi cennette hissedin..

Enginarlar Gıdıklandı


Zeytin hasatı uzun sürdü ve hepimizi yordu.Enginarlar ile ilgilenemedik.Pazarda enginar satışı başladı .Bizimkilerde sadece yaprak var.Bahçıvanımızla paylaşınca,abla gıdıklamalıyız dedi.Gıdıklamanın anlamı hafif çapalamak,dip yaprakları almakmış.Alttaki sararmış yaprakları kestik .Dipten koparılmayacak mış ve içlerindeki küçük yavrular alınacakmış. Onları başka yerlere diktik. Organik hayvan gübremizi diplere karıştırdık.

Tüm günümüzü aldı.Ertesi sabah kaslarımız ağrıyordu .Değişik bir çalışma yapmıştık kaslarımız buna hazır değildi…

Enginarların baş vermesini bekliyoruz.Umarım bu yorgunluğa değer.

2012-2013 Zeytin Hasatı


Yaz bitti…Zeytinler büyüdü…eylül, ekim ayı geçti….Yağmurları bekledik fakat yağmadı. Zeytin taneleri az su nedeniyle erkenden kararmaya başladılar. Bunun üzerine damlama su borularını toplayamadık, sulamaya devam ettik.

Yağmurun yağması zeytinin içindeki zeytinyağını arttırıyor, diğer türlü büzüşmüş zeytinlerden az miktarda yağ çıkıyoro yüzden hasattan önce yağmurun yağması zeytinyağcılar için önemli. Yağmurdan ümidimizi kesince siyahları küçük de olsalar toplamaya başladık.

Günboyu topladık, zeytinler türlerine göre ayrıldı ve gece sıkıma götürüydü. Yağımızın asitinin düşük çıkması sevindirdi. Her ne kadar zeytin ağacı bakımının asit değerinde çok büyük bir etkisi olsa da, doğa ananın süprizleri tarımcıları her zaman tetikte tutuyor. O yüzden her sene, sıkımhanede 0,5 asit değerini görünce derin bir nefes alıyoruz.

Hasat için 10 kişilik ekip hazırdı fakat ağaçların sayısı o kadar çok ki 2 ayda zor bitirdik. Sabahları erkenden yardımcı kadınlarla yola çıktık akşam yorgun evlerimize döndük.

Sonunda yağmurlar başladı, birkaç gün ara verdik dinlendik. Tekrar devam ederek iki ay hasatla uğraştık. Bundan sonra satışa kadar zeytinyağlarımız çelik depolarda dinlenecek...

Zeytinyağının yararları


Zeytinyağının yararları say say bitmeyen bir listedir, uzar gider. Tabi aşağıda sayılan yararların zamanında toplanmış, kontinü sistemde hava değmeden, toplandığı gün soğuk sıkım yapılmış zeytinyağları için geçerlidir. Bu şartlarda sıkılmamış zeytinyağları yine de diğer yağlara oranlara yararlıdır ama ilaç mahiyetinde sayılmaz.

Zeytinyağı içerisindeki oleic asit, tekli doymamış yağ vücut için yararlı yağdır. Zeytinyağı kandaki DHL dediğimiz iyi huylu kolestrolü arttırır, LDL yani kötü kolestrolü düşürür.

Hücrelerin yaşlanmasını geciktiren antioksidan madde taşır. Antioksidanlar, vücudumuzdaki zararlı maddeleri etkisiz hale getiren önemli maddelerdir. Düzenli zeytinyağı tüketenlerde yüksek antioksidan seviyesi oluşur. Yapılan bilimsel araştırmalarda göğüs kanserine, prostat kanserine, bağırsak kanserine karşı vücudu koruduğu kanıtlanmıştır.

İçerdiği A,D,E,K vitaminleri çocukların ve erişkinlerin kemik gelişimine yardımcı olması, kalsiyum emilimini arttırması bakımından kemiklerin güçlenmesini sağlar, kemik erimesini engeller.

E vitamini ve içerdiği diğer antioksidanlarla serbest radikallerin hücreleri tahrip etmesini engeller, yaşlanmayı geciktirir. Cilde , tırnaklara ve saça sürüldüğünde çok yararlıdır. Kuru cildi canlandırır kırışıklıkları azaltır.

Mide asitini azaltarak gastrit, ülser gibi hastalıklara karşı mideyi korur. Boş mideye içildiğinde mideyi çepeçevre sararak koruyucu tabaka oluşturur. Mide için kullanılcak olan yağın düşük asitli Sızma Zeytinyağı olması önemlidir.

Hamur işlerinizin ömrünü zeytinyağı kullanak uzatabilirsiniz. İçerdeği E vitamin sayesinde bayatlamayı geciktirir.

Bilinenin aksine zeytinyağının yanma seviyesi diğer yağlara göre daha yüksektir ve kızartmada kullanıldığında yiyeceklerdeki yağ çekme oranı daha düşük olur. Fakat zeytenyağının içeriğindeki yararlı maddeler uçucu olduğundan kızartma esnasında duman çıkabilir.

Zaman ilerledikçe zeytinyağının mucizeleri bilim adamları tarafından keşfediliyor. Keşfedildikçe bu yazı da güncellenecektir.

Doğaya varış


Kalabalık bir şehirde, apartman dairesinde yıllarca yaşadıktan sonra 2001 yılında Urla yaşamı benim için 'sessiz ve sakin' bir şekilde başlamış oldu. İlk zamanlar arkadaşsız, çarşısız hatta insansız yaşamak çok zor gelse de bahçeyle uğraşırken mutlu olduğumu farkettim. Özellikle sesleri dinlemeye başladığımda içim huzur doluyordu; rüzgar sesi, yaprak hışırtısı, kuş sesleri, uzaktan gelen köpek havlaması. bunların hepsi doğanın sesiydi ve kısa süre içerisinde ben de bu ahenkin bir parçası oldum.

Şimdi, yıllar sonra geriye dönüp baktığımda daha önceleri doğadan kopuk bir şekilde nasıl yaşayabildiğimi düşünmeden edemiyorum. Toprak bir yolda yürürken ayağına çarpan otları hissetmek, toprağa bastığında taşla karışık hışırtısını duyabilmek, serin bir havanın yüzünü yalayıp geçmeden az önce ağaçta çıkardığı sesi duymak ve bunu hissetmek gibisi yok.

Ve 'eskisi gibi' yetiştiğini bildiğiniz ürünleri yediğinizde, şimdi yaşıyorum işte diyorsunuz. Kimsenin hiç bir insanın veya şirketin sağlığınızı etkilemeden yaşadığınızı beldiğiniz tek yer; benim için çiftliğimdir.